• Biz Kimiz?
    • Hakkımızda
    • Yönelişimiz
    • Bize Ulaşın
  • Çalışmalarımız
    • Etkinlikler
    • Kampanyalar
    • Deklarasyonlar
  • Yazılarımız
    • Politika
    • Açık Kürsü
    • Kültür / Sanat / Bilim
    • Mektubumuz Var!
    • Haklarımız Var!
  • Beynelmilel
    • Uluslararası Mücadele
  • İlham Verenler
  • Medya
    • Video / Youtube
    • Podcast
Kadın Dayanışması
  • Biz Kimiz?
    • Hakkımızda
    • Yönelişimiz
    • Bize Ulaşın
  • Çalışmalarımız
    • Etkinlikler
    • Kampanyalar
    • Deklarasyonlar
  • Yazılarımız
    • Politika
    • Açık Kürsü
    • Kültür / Sanat / Bilim
    • Mektubumuz Var!
    • Haklarımız Var!
  • Beynelmilel
    • Uluslararası Mücadele
  • İlham Verenler
  • Medya
    • Video / Youtube
    • Podcast
No Result
View All Result
  • Biz Kimiz?
    • Hakkımızda
    • Yönelişimiz
    • Bize Ulaşın
  • Çalışmalarımız
    • Etkinlikler
    • Kampanyalar
    • Deklarasyonlar
  • Yazılarımız
    • Politika
    • Açık Kürsü
    • Kültür / Sanat / Bilim
    • Mektubumuz Var!
    • Haklarımız Var!
  • Beynelmilel
    • Uluslararası Mücadele
  • İlham Verenler
  • Medya
    • Video / Youtube
    • Podcast
No Result
View All Result
Kadın Dayanışması
No Result
View All Result

İran-Afganistan 8 Mart Kadın Örgütü: “İslam Cumhuriyeti rejimine karşı yaşasın Dey 1404 ayaklanması! Devrime doğru ileri!”

Kadın düşmanı İslam Cumhuriyeti rejimine karşı mücadelede politik bilinçle hareket eden kadınlar yalnızca cinsel/toplumsal cinsiyete dayalı baskıyı hedef almıyor, aynı zamanda sınıfsal ve ulusal baskıya karşı da mücadele ediyorlar.

Çeviri by Çeviri
13 January 2026
in Beynelmilel
0
İran-Afganistan 8 Mart Kadın Örgütü: “İslam Cumhuriyeti rejimine karşı yaşasın Dey 1404 ayaklanması! Devrime doğru ileri!”

Çeviri: Kadın Dayanışması

Halkın -özellikle de nüfusun yüzde 80’inin yoksulluk sınırının altında yaşadığı ve aç yattığı en yoksul kesimlerin- İslam Cumhuriyeti’nin tüm kapitalist sistemine karşı biriken öfkesi ve nefreti bir kez daha patlak verdi. Altın sikke fiyatının 170 milyon tümene, doların ise 140 bin tümene yükselmesi halkın büyük çoğunluğu için sofralarında kalan son lokmaların da yağmalanması, mutlak açlık demektir.

Bu sırada rejimin liderleri ve kapitalistler devasa sermaye ve servetlerini her gün artırmaktalar. Diğer yandan diktatoryal ve faşist İslam Cumhuriyeti rejimi, halka meydan okumak ve halkın öfkesi ile nefretinin patlamasını engellemek için baskının boyutlarını artırmış durumda. Rejim on binlerce insanı uydurma suçlamalarla Ortaçağ zindanlarında hapsetti, her gün darağaçlarında insanların yaşamlarını ellerinden alıyor. Rejim sadece son bir yıl içinde binin üzerinde insanı idam etti ve yaşamdan kopardı. Dey 1404 [ed.n. Hicri Güneş takvimine göre Aralık 2025 sonu ile Ocak 2026 sonunu kapsayan dönem] protestoları her ne kadar çarşıda başlamış olsa da bu kıvılcım çok kısa sürede toplumun patlamaya hazır öfke yığınını, özellikle de emekçi kesimleri harekete geçirdi.

İslam Cumhuriyeti rejimi ve onun iktisatçıları “ekonomik düzenin bozulması”ndan ya da en “iyi” analizlerinde “örgütlü yolsuzluk”tan söz etseler de aslında İslam Cumhuriyeti sisteminin ve ekonomisinin emperyalist kapitalist sisteme olan tüm bağımlılığını bilinçli bir şekilde gizlemeye çalışmaktalar. Özellikle emperyalist kapitalizmin devasa bir krizle karşı karşıya olduğu bir dönemde, bu bağımlı ekonomi daha da iflas etmiş ve fiilen çıkmaza saplanmış durumda. Bu durum, milyonlarca işçi ve emekçinin artan yoksulluğunun ve sefaletinin başlıca nedenidir; öyle ki artık hayatta kalmak için bir lokma ekmek dahi bulamayanlar var.

Dey 1404 ayaklanmasının ana gücünü oluşturanlar bu kez, baskı ve sömürü zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyi gerçekten de olmayan bu insanlar. Onlar mücadelede öylesine cesurca davranıyorlar ki, suçlu iktidar düzeninin bekçileri olan çeşitli baskı güçlerini çaresiz bırakıyor, hatta zaman zaman geri adım atmaya zorluyorlar.

Kadınlar, büyük ve küçük şehirlerdeki son mücadelelerin tümünde önemli bir rol üstleniyor. Halkın mücadelesine dair yayımlanan pek çok videoda, İslam Cumhuriyeti’ne ve lideri Hamaney’e karşı slogan atan kadınların sesi sokaklarda yankılanıyor. Kadınlar mücadelede daha fazla yer alıp “kadın, devrim, özgürlük” gibi yön belirleyici talepleri öne çıkardıkça, bu durum hem mücadelenin radikalliğini artıracak, hem oportünist kliklerle net bir ayrım çizilmesine katkı sunacak hem de ayaklanmanın ilerlemesini sağlayacaktır.

Kadın düşmanı İslam Cumhuriyeti rejimine karşı mücadelede politik bilinçle hareket eden kadınlar yalnızca cinsel/toplumsal cinsiyete dayalı baskıyı hedef almıyor, aynı zamanda sınıfsal ve ulusal baskıya karşı da mücadele ediyorlar. Çünkü ezilme ve aşağılanmanın yükünden kurtulmanın, baskı ve sömürü zincirinin tüm halkalarının kırılmasından geçtiğini çok iyi biliyorlar.

Diğer yandan, Amerikalı emperyalistler ve onların uzantıları olan monarşi yanlıları başta olmak üzere emperyalist güçlerin tüm destekçileri, tıpkı “Kadın, Yaşam, Özgürlük” ayaklanmasında yaptıkları gibi yalan ve çarpıtma yoluyla, yapay zekâ kullanarak ve kendilerine bağlı medya organları (Iran International, Manoto vb.) aracılığıyla sahte haberler üreterek halkın sloganlarını kendi çıkarları doğrultusunda değiştirmeye, halk arasında bölünme yaratmaya ve mücadelenin yönünü saptırmaya çalışmakta.

Ayaklanmanın genişleyip devam ettiği mevcut hassas koşullarda, özellikle sokaklarda, okullarda, üniversitelerde ve diğer alanlardaki mücadeleci gençlerin ve devrimci güçlerin Şah’a, Şeyh’e ve onların emperyalist destekçilerine karşı net bir sınır çizen sloganları öne çıkarmaları ve bu sloganların halk arasında yaygınlaşması büyük önem ve belirleyicilik taşıyor.

Halkın çoğunluğunun mevcut iktidar sistemini yoksulluk ve sefaletin, işsizliğin, geleceksizliğin, ulusal baskının, dinsel azınlıklara yönelik baskının, kadınlara yönelik baskının, özellikle Afganlar olmak üzere göçmenlere yönelik baskının, işçi ve emekçilerin aşırı sömürülmesinin, boğucu baskı ortamının ve daha pek çok sorunun temel sorumlusu olarak gördüğü inkâr edilemez bir gerçektir. Aslında halk bunu özellikle Dey 96’dan [ed.n. Aralık 2017-Ocak 2018 protestoları] bugüne dek mücadelesine ve sloganlarına yansıtmakta. Halkın büyük çoğunluğu İslam Cumhuriyeti rejimini istemediğini açıkça ortaya koyuyor ancak bunun yerine ne istediklerini taleplerinde ve sloganlarında henüz açık ve özlü bir biçimde ifade edebilmiş değiller.

Yeni ve devrimci bir devletin, yani İslam Cumhuriyeti rejiminin devrim yoluyla ve devrimci bir önderlikle yıkılmasının ardından kurulacak devletin çerçevesinin ve ölçütlerinin ortaya konması, mücadelelerin kendiliğinden seyri içinde gerçekleşmeyecek. Bunu yapmak; İslam Cumhuriyeti rejiminin devrilmesi mücadelesi sürecinde yayınlardan ve bildirilerden sloganların ve mücadele çağrılarının formüle edilmesine dek çeşitli yollarla bu hayati ve belirleyici konuyu halk arasında gündeme getirmesi ve yaygınlaştırması gereken aktivistlerin ve devrimci güçlerin görevidir. Bu temel üzerinde, son ayaklanma da dahil olmak üzere çeşitli mücadeleler daha güçlü biçimde ilerleyebilir ve emperyalist güçlerden onların çeşitli destekçilerine kadar tüm gerici kesimlerin bizleri sömürmesi engellenebilir.

Hiç şüphesiz kadınlar, özellikle de mücadeleci ve devrimci kadın aktivistler ve kadın örgütleri, bu süreçte belirleyici bir rol üstlenebilir ve üstlenmelidir. Bu yol; başlıca dayanaklarından biri kadınların ezilmesi olan eski düzenin yıkılması ve temel taşlarından biri kadınların cinsel/toplumsal cinsiyete dayalı baskıdan kurtuluşu için mücadele olan yeni bir düzenin inşasına giden yoldur.

8 Mart Kadın Örgütü (İran-Afganistan)

15 Dey 1404 / 4 Ocak 2026

Tags: feminist mücadeleİrankadın mücadelesimolla rejimi
Previous Post

Erkek şiddetine karşı güvencemiz mücadelemiz!

Categories

  • Açık Kürsü
  • Beynelmilel
  • Biz Kimiz?
  • Deklarasyonlar
  • Etkinlikler
  • Hakkımızda
  • Haklarımız Var!
  • İlham Verenler
  • Kampanyalar
  • Kültür / Sanat / Bilim
  • Mektubumuz Var!
  • Öne Çıkanlar
  • Politika
  • Söyleşi
  • Uluslararası Mücadele
  • Uncategorized
  • Video / Youtube
  • Yazılarımız

Son Eklenenler

  • İran-Afganistan 8 Mart Kadın Örgütü: “İslam Cumhuriyeti rejimine karşı yaşasın Dey 1404 ayaklanması! Devrime doğru ileri!”
  • Erkek şiddetine karşı güvencemiz mücadelemiz!
  • “Serap artık özgür, bu feminist hareketin kazanımlarından biri oldu”
  • Ayşe Tokyaz cinayetinde yargılama başladı
  • Rojda Yakışlı, 11. Yargı Paketi ile tahliye edilen Okay Gür tarafından öldürüldü

Categories

Açık Kürsü Beynelmilel Biz Kimiz? Deklarasyonlar Etkinlikler Hakkımızda Haklarımız Var! Kampanyalar Kültür / Sanat / Bilim Medya Mektubumuz Var! Politika Söyleşi Uluslararası Mücadele Uncategorized Video / Youtube Yazılarımız Çalışmalarımız Öne Çıkanlar İlham Verenler

Arşiv

Category

  • Açık Kürsü
  • Beynelmilel
  • Biz Kimiz?
  • Deklarasyonlar
  • Etkinlikler
  • Hakkımızda
  • Haklarımız Var!
  • İlham Verenler
  • Kampanyalar
  • Kültür / Sanat / Bilim
  • Mektubumuz Var!
  • Öne Çıkanlar
  • Politika
  • Söyleşi
  • Uluslararası Mücadele
  • Uncategorized
  • Video / Youtube
  • Yazılarımız

Site Links

  • Log in
  • Entries feed
  • Comments feed
  • WordPress.org
  • Hakkımızda
  • Çalışmalarımız
  • Bize Ulaşın

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.

No Result
View All Result
  • Biz Kimiz?
    • Hakkımızda
    • Yönelişimiz
    • Bize Ulaşın
  • Çalışmalarımız
    • Etkinlikler
    • Kampanyalar
    • Deklarasyonlar
  • Yazılarımız
    • Politika
    • Açık Kürsü
    • Kültür / Sanat / Bilim
    • Mektubumuz Var!
    • Haklarımız Var!
  • Beynelmilel
    • Uluslararası Mücadele
  • İlham Verenler
  • Medya
    • Video / Youtube
    • Podcast

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.