• Biz Kimiz?
    • Hakkımızda
    • Yönelişimiz
    • Bize Ulaşın
  • Çalışmalarımız
    • Etkinlikler
    • Kampanyalar
    • Deklarasyonlar
  • Yazılarımız
    • Politika
    • Açık Kürsü
    • Kültür / Sanat / Bilim
    • Mektubumuz Var!
    • Haklarımız Var!
  • Beynelmilel
    • Uluslararası Mücadele
  • İlham Verenler
  • Medya
    • Video / Youtube
    • Podcast
Kadın Dayanışması
  • Biz Kimiz?
    • Hakkımızda
    • Yönelişimiz
    • Bize Ulaşın
  • Çalışmalarımız
    • Etkinlikler
    • Kampanyalar
    • Deklarasyonlar
  • Yazılarımız
    • Politika
    • Açık Kürsü
    • Kültür / Sanat / Bilim
    • Mektubumuz Var!
    • Haklarımız Var!
  • Beynelmilel
    • Uluslararası Mücadele
  • İlham Verenler
  • Medya
    • Video / Youtube
    • Podcast
No Result
View All Result
  • Biz Kimiz?
    • Hakkımızda
    • Yönelişimiz
    • Bize Ulaşın
  • Çalışmalarımız
    • Etkinlikler
    • Kampanyalar
    • Deklarasyonlar
  • Yazılarımız
    • Politika
    • Açık Kürsü
    • Kültür / Sanat / Bilim
    • Mektubumuz Var!
    • Haklarımız Var!
  • Beynelmilel
    • Uluslararası Mücadele
  • İlham Verenler
  • Medya
    • Video / Youtube
    • Podcast
No Result
View All Result
Kadın Dayanışması
No Result
View All Result

8 Mart’a giderken kadın emeğini ve mücadele deneyimlerimizi konuştuk

Patriyarkal kapitalizm, kadınların hem ücretli hem ücretsiz emeğini sömürerek ayakta durmaya devam ediyor. Bu nedenle mücadelemiz de çok katmanlı olmak zorunda.

Çiğdem Özdemir by Çiğdem Özdemir
4 March 2026
in Etkinlikler
0
8 Mart’a giderken kadın emeğini ve mücadele deneyimlerimizi konuştuk

Kadın Dayanışması olarak “8 Mart’a giderken kadın emeğini ve mücadele deneyimlerimizi konuşuyoruz” adlı etkinliğimizde bir araya geldik. Buluşmamız için ana temayı kadın yoksulluğu ve kadın emeği olarak belirlemiştik. Ancak söz dönüp dolaşıp hayatın bütün alanlarına, işyerlerinden evlere, sendikalardan afet bölgelerine, göç politikalarından sağlığa kadar uzandı. Çünkü kadın emeği dediğimiz şey, yalnızca ücretli işi değil; görünmeyen, değersizleştirilen, güvencesiz bırakılan tüm yaşam alanlarını kapsıyor.

Direniş ve grevlerde kadın olmak

Emek ve mücadeleye değinirken son bir yılın grev ve direnişlerine baktık. Polonez, Digel Tekstil, Queen Tarım, Temel Conta, Özel Okmeydanı Hastanesi, Smart Solar ve daha niceleri… Bu işyerlerinde kadın işçilerin talepleri farklı sektörlerde olsa da özünde benzer veya ortaktı: insanca yaşayacak ücret, eşit işe eşit ücret, işçi sağlığı ve iş güvenliği koşullarının sağlanması, mobbing ve tacizin son bulması, sendikal hakların tanınması… Toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılığı yalnızca patrondan değil, kimi zaman sendika bürokrasisinden, çalışma arkadaşlarından ve ailelerinden gören kadınlar, tüm bu çok katmanlı baskıya rağmen mücadeleden vazgeçmediler,  vazgeçmeyecekler.

“Erkeklerin yaptığı her işi biz de yaparız”, “Sendikal mücadele verilecekse biz de veririz” diyen kadınların yılıydı 2025. “Kadınlar bu kadar birleşik mücadele örgütleyemez” diyen patronlara inat örgütlenen; “Bu kadar zam isteyemezsiniz” denildiğinde talepleriyle kapıya dayanan kadın işçiler, yerleşik cinsiyetçi kalıpları dağıtmaktan yılmadılar. 2026’ya girerken bu mücadelenin güçlenerek süreceğinin işaretlerini görüyoruz. Kadın ağırlıklı direnişlerde kürsülerde erkek sözcüler yerine kadın işçileri görmeyi talep ediyoruz. Ravive fabrikasında çıkan yangında hayatını kaybeden kadınları anıyor; “parmakları küçük” diye üretim bantlarına sürülen kız çocuklarının, kimyasallara karşı hiçbir koruma sağlanmadan çalıştırılan kadınların hesabını sormaya devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.

Sendikalarda kadın olmak

DİSK Sosyal-İş İstanbul Şube Yöneticisi Şengül İşçi’den sendikal alandaki deneyimlerini dinledik. Sendikalarda kadın temsilinin azlığını, bunun artmasının neden yaşamsal olduğunu konuştuk: Kadın temsilciler, kadın komisyonu gibi araçlar olmadığında kadınların özgül sorunları sendikanın ve toplu iş sözleşmelerinin gündemi haline gelmiyor. Kadınlar konuşmadıkça, deneyimlerini paylaşmadıkça görünmez kalıyor; birbirimizin hayatlarına dokunamıyor, ortak mücadele zeminini güçlendiremiyoruz. Patriyarkal kapitalizm hem üretim alanında hem özel alanda kadınları kuşatırken, mücadele içinde herhangi bir yerden tutmak dahi başlı başına politik bir eyleme dönüşüyor. “Özel olan politiktir” sözü, sendikal deneyimlerde somut karşılığını buluyor.

Evlerde kadın olmak

İşyerleri birlikte örgütlenebildiğimiz alanlar olsa da evlerimiz hâlâ parçalı, yalıtık ve eşitsiz bir mücadele alanı. Kadınların omuzlarına yüklenen ev işi, bakım emeği, yaşlı bakımı, çocuk bakımı, hasta ve engelli bakımı ne olacak? Güvencesiz koşullarda çalıştırılan göçmen kadın işçilerin görünmeyen emeği ne olacak? Çalışan bir kadın olmanıza rağmen gelirinize erkeklerin el koyması sorunu çözülecek? Kadın yoksulluğu yalnızca hanenin toplam gelirine bakılarak ölçülemez. TÜİK raporları hane bazlıdır; oysa hane içindeki eşitsizlik görünmezdir. “İşin var mı, gelirin var mı, o gelir üzerinde söz hakkın var mı?” soruları yanıtlanmadıkça kadın yoksullaşmasını anlayamayız.

Genç kadınlar ve lgbti+lar açısından kadın yoksulluğunun bir boyutu da barınma sorunu. Artan kiralar nedeniyle aile evine dönmek zorunda kalmak, güvenli alanları terk etmek zorunda bırakılmak, ekonomik bağımsızlığın ertelenmesi anlamına geliyor. Öte yandan yalnız yaşayan yaşlıların büyük çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor; yaşam boyu düşük ücret, kayıtdışı çalışma ve ücretsiz bakım emeği nedeniyle yoksulluk yaşlılıkta daha da derinleşiyor. Bakım yükünü sırtlayan kadınlar, yaşlandıklarında bakım güvencesinden yoksun kalıyor.

Göçmen kadın olmak

Şiddet, özellikle göçmen kadınlar için çok katmanlı bir tehdit. Şiddete uğradıklarında kolluk güçlerine başvurmak, sınır dışı edilme riski nedeniyle her zaman mümkün değil. Güvencesiz çalışma, kayıtdışılık, oturma ve çalışma izni almanın zorlukları ve dil bariyeri şiddeti daha da görünmez kılıyor. Göçmen kadınlar hem ücretsiz ev içi emek harcıyor hem de düşük ücretli, güvencesiz işlerde çalıştırılıyor; katmanlı bir sömürüyle karşı karşıya kalıyorlar.

Cinsiyetçi bir sistemde kadın olmak

Sağlık alanında da cinsiyet körlüğü sürüyor. Endometriozis gibi hastalıklar yıllarca teşhis edilemeyebiliyor, çünkü kadınların şikâyetleri ciddiye alınmıyor. Regl izninin kullanımı, bunu işyerinde açıkça konuşabilme hâlâ tabu. Kadınlar, erkek yöneticilere “üşüttüm” demek zorunda hissediyor; biyolojik süreçler utanılacak bir meseleye dönüştürülüyor. İstihdamda ise “nasıl olsa anne olacak” önyargısıyla işe alınmama, terfi ettirilmeme pratiği devam ediyor.

Deprem ve savaş bölgelerinde kadın olmak

Deprem bölgesindeki deneyimler de etkinliğimizin önemli başlıklarından biri oldu. Afet yönetimi toplumsal cinsiyet eşitliğini odağa almadan kurgulandığında hijyen ihtiyaçları, regl ürünleri, güvenli alan gereksinimi arka plana itiliyor. Kadınların ve lgbti+ların özgül ihtiyaçları hesaba katılmadığında eşitsizlik derinleşiyor. Başta Antakya olmak üzere yıkımın etkilerinin halen yakıcı şekilde devam ettiği deprem bölgelerinde de gördüğümüz gibi; afet koşullarında bakım emeği kadınların üzerine daha fazla yıkılıyor; kriz anlarında bile “hayatı sürdürme” sorumluluğu kadınlara yükleniyor.

Savaş ve çatışma bölgelerinde de tablo farklı değil. Gazze’de 7 Ekim’den bu yana Siyonist İsrail’in ağır bombardımanlarına ve yarattığı yıkım koşullarına rağmen doğum oranlarının artması, savaş ortamında bile kadınlardan “yaşamı sürdürmelerinin” beklendiğini gösteriyor. İran’a yönelik son saldırılar kadınların yaşamlarını bir kez daha savaşın ve jeopolitik çıkarların nesnesi haline getiriyor. Siyonizme ve emperyalist savaş politikalarına karşı enternasyonal kadın dayanışmasını büyütmeliyiz. İran’daki, Filistin’deki, Afganistan’daki kadınlarla mücadelemiz ortak.

Emeğimiz, bedenimiz, hayatımız bizim!

Kadın yoksulluğu, kadın emeği, erkek-devlet şiddeti, göç, afet, savaş… Tüm bu başlıklar birbirine bağlı. Patriyarkal kapitalizm, kadınların hem ücretli hem ücretsiz emeğini sömürerek ayakta durmaya devam ediyor. Bu nedenle mücadelemiz de çok katmanlı olmak zorunda. Sendikal alanda, mahallede, evde, sokakta; enternasyonal düzeyde.

Dayanışmamız, örgütlülüğümüz ve ortak sözümüz büyüdükçe, hem işyerlerinde hem de hayatın her alanında eşitliği kurma irademiz de büyüyecek. 8 Mart’a giderken sözümüz de mücadelemiz de her zaman olduğu gibi: Emeğimiz, bedenimiz, hayatımız bizim!

Tags: 8 Martkadın dayanışmasıkadın emeğikadın mücadelesi
Previous Post

Filistin: Sistem kadın emeğiyle işliyor

Categories

  • Açık Kürsü
  • Beynelmilel
  • Biz Kimiz?
  • Deklarasyonlar
  • Etkinlikler
  • Hakkımızda
  • Haklarımız Var!
  • İlham Verenler
  • Kampanyalar
  • Kültür / Sanat / Bilim
  • Mektubumuz Var!
  • Öne Çıkanlar
  • Politika
  • Söyleşi
  • Uluslararası Mücadele
  • Uncategorized
  • Video / Youtube
  • Yazılarımız

Son Eklenenler

  • 8 Mart’a giderken kadın emeğini ve mücadele deneyimlerimizi konuştuk
  • Filistin: Sistem kadın emeğiyle işliyor
  • 8 Mart 2026: Emeğimiz, bedenimiz, haklarımız için mücadeleye!
  • Epstein dosyaları düzeni açığa vururken
  • Filistin, yerinden edilme ve kadınlar

Categories

Açık Kürsü Beynelmilel Biz Kimiz? Deklarasyonlar Etkinlikler Hakkımızda Haklarımız Var! Kampanyalar Kültür / Sanat / Bilim Medya Mektubumuz Var! Politika Söyleşi Uluslararası Mücadele Uncategorized Video / Youtube Yazılarımız Çalışmalarımız Öne Çıkanlar İlham Verenler

Arşiv

Category

  • Açık Kürsü
  • Beynelmilel
  • Biz Kimiz?
  • Deklarasyonlar
  • Etkinlikler
  • Hakkımızda
  • Haklarımız Var!
  • İlham Verenler
  • Kampanyalar
  • Kültür / Sanat / Bilim
  • Mektubumuz Var!
  • Öne Çıkanlar
  • Politika
  • Söyleşi
  • Uluslararası Mücadele
  • Uncategorized
  • Video / Youtube
  • Yazılarımız

Site Links

  • Log in
  • Entries feed
  • Comments feed
  • WordPress.org
  • Hakkımızda
  • Çalışmalarımız
  • Bize Ulaşın

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.

No Result
View All Result
  • Biz Kimiz?
    • Hakkımızda
    • Yönelişimiz
    • Bize Ulaşın
  • Çalışmalarımız
    • Etkinlikler
    • Kampanyalar
    • Deklarasyonlar
  • Yazılarımız
    • Politika
    • Açık Kürsü
    • Kültür / Sanat / Bilim
    • Mektubumuz Var!
    • Haklarımız Var!
  • Beynelmilel
    • Uluslararası Mücadele
  • İlham Verenler
  • Medya
    • Video / Youtube
    • Podcast

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.