25 Ekim Pazar günü, Kadının İnsan Hakları Derneği tarafından hazırlanan “Bu Kalabalığı Hatırla” belgesel serisinin üçüncü bölümünü izledik. Tek Adam rejiminin kazanılmış haklarımıza dönük son dönem saldırıları karşısında neler yapabileceğimizi hep birlikte düşündük.
Şenal Sarıhan, Pınar İlkkaracan, Zozan Özgökçe ve Öner Ceylan gibi isimlerin anlatımlarıyla; “Koca, evlilik birliğinin reisidir” maddesinden, eşitsiz mal rejimine, cinsel suçların topluma karşı işlenmiş suçlar olarak değerlendirilmesine kadar kanunlardaki toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ve bu eşitsizlikleri ortadan kaldırmak için yürütülen kararlı mücadeleyi bir kez daha gördük. Bugün sahip olduğumuz edinilmiş mallara katılma rejimi, cinsel suçların bireye karşı işlenmiş suçlar kapsamına alınarak kadının aile değil bir birey olarak konumlandırılması, evlilik içi tecavüzün suç sayılması gibi kazanımlar o mücadelenin ürünü. Belgeselle, örgütlü mücadelenin önemini bir kez daha hatırlamış olduk.
Gördük ki bundan on yıllar önce, kadınları ailenin bir uzantısı olarak gören anlayışa karşı verilen mücadele bugün de son derece güncel. İktidarın ajandasında şiddeti önlemek, koruyucu tedbirler almak yok! 2027 bütçesinde ailenin korunması ve güçlendirilmesi için ayrılan bütçe payı kadınların güçlendirilmesi için ayrılan payın neredeyse üç katı. İstiyorlar ki kadınlar yalnızca evlensin, çocuk yapsın, toplumsal yeniden üretim yükünü bedava üstlensin. Boşanmaya ise teşebbüs dahi edemesin. Nafaka hakkımıza saldırı da şiddetin önlenmeyişi de tesadüf değil.
Saldırılar yoğun ancak geri adım atmayacağız! Bugün sahip olduklarımızın mücadelemizin bir kazanımı olduğunu biliyor, haklarımızdan vazgeçmiyoruz! Yaşamlarımızı, haklarımızı ve birbirimizi savunmaya devam edeceğiz.
