• Biz Kimiz?
    • Hakkımızda
    • Yönelişimiz
    • Bize Ulaşın
  • Çalışmalarımız
    • Etkinlikler
    • Kampanyalar
    • Deklarasyonlar
  • Yazılarımız
    • Politika
    • Açık Kürsü
    • Kültür / Sanat / Bilim
    • Mektubumuz Var!
    • Haklarımız Var!
  • Beynelmilel
    • Uluslararası Mücadele
  • İlham Verenler
  • Medya
    • Video / Youtube
    • Podcast
Kadın Dayanışması
  • Biz Kimiz?
    • Hakkımızda
    • Yönelişimiz
    • Bize Ulaşın
  • Çalışmalarımız
    • Etkinlikler
    • Kampanyalar
    • Deklarasyonlar
  • Yazılarımız
    • Politika
    • Açık Kürsü
    • Kültür / Sanat / Bilim
    • Mektubumuz Var!
    • Haklarımız Var!
  • Beynelmilel
    • Uluslararası Mücadele
  • İlham Verenler
  • Medya
    • Video / Youtube
    • Podcast
No Result
View All Result
  • Biz Kimiz?
    • Hakkımızda
    • Yönelişimiz
    • Bize Ulaşın
  • Çalışmalarımız
    • Etkinlikler
    • Kampanyalar
    • Deklarasyonlar
  • Yazılarımız
    • Politika
    • Açık Kürsü
    • Kültür / Sanat / Bilim
    • Mektubumuz Var!
    • Haklarımız Var!
  • Beynelmilel
    • Uluslararası Mücadele
  • İlham Verenler
  • Medya
    • Video / Youtube
    • Podcast
No Result
View All Result
Kadın Dayanışması
No Result
View All Result

Erken teşhis hayat kurtarır, tabii randevu bulabilirsek!

En temel haklarımızdan olan sağlık hakkına erişimimizi bu kadar zorlaştıran bu eşitsiz sistemin değişmesi gerek! Tüm bu çıkmazdan kurtulmak için ihtiyacımız olan kamucu ve cinsiyetçi önyargılardan arınmış bir sağlık sistemi!

Emek Aydın by Emek Aydın
30 January 2026
in Haklarımız Var!, Politika
0
Erken teşhis hayat kurtarır, tabii randevu bulabilirsek!

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun verilerine göre 2024 yılında Türkiye’de en çok aranan kısa numara 182 (MHRS) olmuş. Yurdun dört bir yanında, tedaviye erişmek için randevu sırasına giren milyonlarca insanın çaresiz çırpınışları böyle bir istatistiğe dönüşmüş.

Sağlıkta Dönüşüm Programı ile başlayan, sağlığı bir kamu hizmeti olmaktan çıkarıp satılan bir hizmet haline getirerek emekçinin sırtındaki yüke bir yenisini ekleyen AKP politikalarıyla artık neredeyse düğüm olmuş bir sağlık krizi içindeyiz.

Sağlıkta özelleştirmeye dönük politikalarla hizmetlere erişim bir hayal haline geldi, randevu krizi bir türlü çözülemiyor. Bakanlığın yaptığı açıklamaya göre 2025 yılının şubat ayında 1 milyon 96 bin 163 kişi randevu bekliyordu. Randevu krizini aşamayan halk çözümü acillere başvurmakta buldu. Ancak bu da yeni bir kriz doğurdu. Acillere artan yoğun talep sonrasında ise iktidarın dahiyane çözümü randevu sürelerini 5 dakikaya düşürmek oldu. Nitelikli sağlık hizmetlerinin, hasta haklarının, sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının kimsenin umurunda olmadığı aşikâr. Bu sözde çözümlerin hiçbiri sorunu çözmediği gibi daha beter hale getirdi.

Bir şehir hastanesinin açılışında Cumhurbaşkanı Erdoğan “Ülkeye hizmetin devleti özeli olmaz,” demiş. Peki nedir bu şehir hastanesi? Bedelsiz olarak özel şirketlere tahsis edilen devlet arazilerinde inşa edilmiş hastane kompleksleri diyebiliriz kısaca. Özel şirketler bu arazilere hastane inşa ederler. Devlet mülk sahibi konumundaki bu özel şirketlere 25 yıl boyunca kira öder. Dahası özel şirketlere doluluk oranı sözü de verir. Yani hastane randevuları, çeşitli tetkik ve görüntülemeler vs. yoluyla kâr sözü verir. Peki devlet bu sözünü nasıl tutabilir? Şehrin ücra köşelerine yapılan erişilmesi güç şehir hastanelerindense erişimin son derece kolay olduğu ve tamamen kamuya ait, kâra değil sağlık hakkına göre kurgulanmış kamu hastanelerini kapatarak.

Aynı şehir hastanesi açılışında “sağlık alanında artık farklı bir ligin oyuncusu” olduğumuzu söyleyen Erdoğan’ın bahsettiği ligi 2024 TÜİK sağlık harcamaları istatistikleri tarif etsin:

TÜİK istatistikleri sağlık alanındaki krizin tesadüf olmadığını, sistemin bizzat parası olanın hayatta kaldığı bir çarka dönüştüğünü rakamlarla kanıtlıyor. Özelleştirme politikalarının emekçiler nezdindeki boyutunu “hanehalkı cepten sağlık harcamaları” verisinde görüyoruz. Vatandaşın randevu bulamadığı için özel hastanelere, fark ücretlerine ve ilaca doğrudan kendi cebinden ödediği tutar bir önceki yıla göre yüzde 100’den fazla artarak neredeyse 450 milyar TL’ye dayanmış durumda. Yani bizler sağlık hakkından ücretsiz faydalanabilmek için prim ödüyoruz ancak buna rağmen en temel hakkımız olan tedaviye ulaşabilmek için her geçen gün daha fazla müşteri muamelesi görüyoruz.

Bu durumda, ülkeye hizmetin devleti özeli olurmuş gibi duruyor.

Randevu çıkmazı ve meme sağlığı

Randevu bulma sorunu elbette muayenelerle sınırlı değil. Muayene için randevu buldunuz diyelim, bu sefer de hastalığınız ileri bir tetkik, laboratuvar incelemesi, ultrason gibi herhangi ek bir aşamayı gerektiriyorsa vay halinize. Gelin bir kadın için durumun vahametini meme sağlığı üzerinden anlamaya çalışalım.

Kadın sağlığını tehdit eden en temel sağlık sorunlarından biri dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de meme kanseri. Sağlık Bakanlığı’nın 2020 yılı kanser istatistiklerine göre Türkiye’de teşhis konulan her 4 kadın kanserinden biri meme kanseri. Üstelik bu hastalık genel kanının aksine yaşlılığa bağlı bir hastalık değil. İstatistikler bize 25 yaş sonrasında hastalığın görülme sıklığının radikal bir biçimde arttığını gösteriyor. Ulusal tarama programları 40 yaş sonrasına odaklanadursun, bu neredeyse her yaşta görülebilen bir hastalık. Dahası, son on yılda meme kanseri kaynaklı ölüm hızının da yüzde 25 oranında arttığını biliyoruz.

Bu istatistiklerin hiçbiri moral bozmak ya da korkutmak için değil. Zira meme kanseri erken teşhisle son derece başarılı bir şekilde tedavi edilebilen bir hastalık. Tedavide başarı oranı çok yüksek. Buna rağmen Türkiye’de vakaların ancak yüzde 45,5’i henüz başlangıç aşamasında teşhis edilebiliyor. Bakanlık verilerine göre kadınların yüzde 65,6’sı hayatı boyunca hiç mamografi çektirmemiş; düzenli kontrol yaptıranların oranı ise sadece yüzde 7,3’te kalmış. Yazının başında bahsi geçen onca şeyle birlikte düşününce, bunu basit bir farkındalık sorunu olarak açıklayamayız.

Kadınların sağlık haklarına erişiminin önündeki engeller, yalnızca sistemdeki tıkanıklıklarla açıklanamayacak kadar derin toplumsal kökenlere sahip. Kadınlar için kamusal alanda görünür olmak sandığımızdan daha zor olabiliyor. Ev içi sorumluluklar, bakım yükü gibi toplumsal roller kadınlara dayatılan fedakâr-kutsal anne rolüyle birleştiğinde kadın sağlığının ikinci plana atılması tesadüf değil. Toplumsal mahremiyet algısı ve ayıp düşüncesi de kadınların sağlık haklarına erişmelerinin önündeki en önemli engellerden. Bu sebeple memenin muayene edilmesi sağlık için bir önlem olarak görülmekten çok bir utanç kaynağı haline geliyor. Öyle ki birçok kez meme bile diyemiyor, göğüs demeyi tercih ediyoruz.

Ancak durum ne olursa olsun, belli ki meme kanseri kadınlar için ciddi bir mesele, dolayısıyla düzenli olarak evde elle muayene yapmak, doktor kontrolünden geçmek son derece önemli. Elle muayene esnasında elinize sert bir dokunun geldiğini hissettiniz ya da emin olamadınız, hiç risk almaya gerek yok. Bir genel cerrahtan randevu alıp muayene olmakta fayda var. Muhtemelen doktor da sizi muayene edecek, ultrasona ya da mamografiye gönderecek ve sonuçlarına göre tedavinize karar verecek. Memede bir kist olması kanser olduğunuz anlamına gelmiyor; bazı durumlarda düzenli aralıklarla takip edilmesi yeterli oluyor. Aha zurnanın zırt dediği yer de burası.

Türkiye sağlık sistemi içerisinde, bir şüphe ile hastaneye başvurduysanız ya da takip edilmesi gereken bir hasta olarak düzenli kontrolleri sürdürmeye çabaladıysanız “Önümüzdeki üç ay dolu, randevu yok!” cümlesini mutlaka en az bir kez duymuşsunuzdur. Ben de defalarca duydum ve her defasında özel hastaneye başvurmak zorunda kaldım. E hani ben sigortalıydım? Baktım, en son Ekim 2025’te kontrole gitmişim. Yine ultrasona yönlendirildim haliyle. Ocak 2026’dayız, hâlâ ultrason randevusu bulamadım. “İstersen özelde çektir, getir ben yorumlarım,” diyor doktor. Randevuların ne zaman açılacağı belirsiz: “Pazartesi günleri saat 8.00’de gelin, şansınızı deneyin.” Sorun yalnızca bununla da sınırlı değil, tedavinin her aşamasında türlü zorluklar var. İlaca erişmek, SGK’nın ödeme kapsamına almadığı fahiş fiyatlı ilaçları alabilmek için dava süreciyle boğuşmak da bu sürecin parçası.

O halde ne yapmalı?

Sağlığımıza dikkat etmeli, düzenli kontrollerimizi aksatmamalı. Meme kanseri önlenebilir, erken teşhis edildiğinde başarıyla tedavi edilebilir bir hastalık. Lütfen ihmal etmeyin. Ancak her şeyden önemlisi, en temel haklarımızdan olan sağlık hakkına erişimimizi bu kadar zorlaştıran bu eşitsiz sistemin değişmesi gerek! Tüm bu çıkmazdan kurtulmak için ihtiyacımız olan kamucu ve cinsiyetçi önyargılardan arınmış bir sağlık sistemi!

Tags: kadın sağlığımeme kanserisağlık hakkısağlık sistemi
Previous Post

Kadın işçilerin sözüyle Smart Solar direnişi

Categories

  • Açık Kürsü
  • Beynelmilel
  • Biz Kimiz?
  • Deklarasyonlar
  • Etkinlikler
  • Hakkımızda
  • Haklarımız Var!
  • İlham Verenler
  • Kampanyalar
  • Kültür / Sanat / Bilim
  • Mektubumuz Var!
  • Öne Çıkanlar
  • Politika
  • Söyleşi
  • Uluslararası Mücadele
  • Uncategorized
  • Video / Youtube
  • Yazılarımız

Son Eklenenler

  • Erken teşhis hayat kurtarır, tabii randevu bulabilirsek!
  • Kadın işçilerin sözüyle Smart Solar direnişi
  • Durdona katledildi! Öldürülen kadınlar isyanımızdır!
  • Boşanmanın görünmeyen maliyeti
  • İran-Afganistan 8 Mart Kadın Örgütü: “İslam Cumhuriyeti rejimine karşı yaşasın Dey 1404 ayaklanması! Devrime doğru ileri!”

Categories

Açık Kürsü Beynelmilel Biz Kimiz? Deklarasyonlar Etkinlikler Hakkımızda Haklarımız Var! Kampanyalar Kültür / Sanat / Bilim Medya Mektubumuz Var! Politika Söyleşi Uluslararası Mücadele Uncategorized Video / Youtube Yazılarımız Çalışmalarımız Öne Çıkanlar İlham Verenler

Arşiv

Category

  • Açık Kürsü
  • Beynelmilel
  • Biz Kimiz?
  • Deklarasyonlar
  • Etkinlikler
  • Hakkımızda
  • Haklarımız Var!
  • İlham Verenler
  • Kampanyalar
  • Kültür / Sanat / Bilim
  • Mektubumuz Var!
  • Öne Çıkanlar
  • Politika
  • Söyleşi
  • Uluslararası Mücadele
  • Uncategorized
  • Video / Youtube
  • Yazılarımız

Site Links

  • Log in
  • Entries feed
  • Comments feed
  • WordPress.org
  • Hakkımızda
  • Çalışmalarımız
  • Bize Ulaşın

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.

No Result
View All Result
  • Biz Kimiz?
    • Hakkımızda
    • Yönelişimiz
    • Bize Ulaşın
  • Çalışmalarımız
    • Etkinlikler
    • Kampanyalar
    • Deklarasyonlar
  • Yazılarımız
    • Politika
    • Açık Kürsü
    • Kültür / Sanat / Bilim
    • Mektubumuz Var!
    • Haklarımız Var!
  • Beynelmilel
    • Uluslararası Mücadele
  • İlham Verenler
  • Medya
    • Video / Youtube
    • Podcast

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.