• Biz Kimiz?
    • Hakkımızda
    • Yönelişimiz
    • Bize Ulaşın
  • Çalışmalarımız
    • Etkinlikler
    • Kampanyalar
    • Deklarasyonlar
  • Yazılarımız
    • Politika
    • Açık Kürsü
    • Kültür / Sanat / Bilim
    • Mektubumuz Var!
    • Haklarımız Var!
  • Beynelmilel
    • Uluslararası Mücadele
  • İlham Verenler
  • Medya
    • Video / Youtube
    • Podcast
Kadın Dayanışması
  • Biz Kimiz?
    • Hakkımızda
    • Yönelişimiz
    • Bize Ulaşın
  • Çalışmalarımız
    • Etkinlikler
    • Kampanyalar
    • Deklarasyonlar
  • Yazılarımız
    • Politika
    • Açık Kürsü
    • Kültür / Sanat / Bilim
    • Mektubumuz Var!
    • Haklarımız Var!
  • Beynelmilel
    • Uluslararası Mücadele
  • İlham Verenler
  • Medya
    • Video / Youtube
    • Podcast
No Result
View All Result
  • Biz Kimiz?
    • Hakkımızda
    • Yönelişimiz
    • Bize Ulaşın
  • Çalışmalarımız
    • Etkinlikler
    • Kampanyalar
    • Deklarasyonlar
  • Yazılarımız
    • Politika
    • Açık Kürsü
    • Kültür / Sanat / Bilim
    • Mektubumuz Var!
    • Haklarımız Var!
  • Beynelmilel
    • Uluslararası Mücadele
  • İlham Verenler
  • Medya
    • Video / Youtube
    • Podcast
No Result
View All Result
Kadın Dayanışması
No Result
View All Result

Sırbistan’dan Ljiljana Todorović Jovanović: “Kadın öğrenciler hareketin örgütlenme şeklini değiştirdi”

KD Söyleşi by KD Söyleşi
3 November 2026
in Beynelmilel
0
Sırbistan’dan Ljiljana Todorović Jovanović: “Kadın öğrenciler hareketin örgütlenme şeklini değiştirdi”

Fotoğraf: Ljiljana Todorović Jovanović, 8 Mart 2026.

Sırbistan’da 25 Ekim günü gerçekleşen genel seçimleri Aleksandar Vučić kaybetti ve öğrenci hareketinin oluşturduğu Öğrenci Listesi kazandı. Pasarofça, Sırbistan merkezli feminist örgüt Femin Kolektiv’den Ljiljana Todorović Jovanović ile Sırbistan’daki seferberlikler, seçim sonuçları ve kadın hareketinin rolü üzerine konuştuk.

Söyleşi: Merve Şanlıdağ

Merhaba Lili. Öncelikle seni tanıyabilir miyiz?

Ljiljana Todorović Jovanović. Fotoğraf: Marija Piriški.

Adım Ljiljana Todorović Jovanović. Feminist aktivistim ve Pasarofça, Sırbistan merkezli Femin Kolektiv’in kurucusuyum. Çalışmalarım feminist eğitim, toplumsal cinsiyet temelli şiddeti önleme, hafıza ve özellikle gençler arasında barışı sağlama odaklı. Aynı zamanda feminist bir dijital forum olan Ujednačene’nin koordinatörlerinden biriyim.

Özellikle büyük şehirlerin dışında çalışmaya önem veriyorum. Daha küçük topluluklarda eleştirel tartışma olanakları ve kadın aktivistlere verilen destek genellikle kısıtlı oluyor, ancak örgütlenmek ve değiştirmek isteyen pek çok kişi de var.

Aleksandar Vučić’in yenilgisine giden sürecin arka planında, Kasım 2024’te Novi Sad’daki faciadan sonra başlayan kitlesel protestolar var. O günden bugüne seferberlikler nasıl gelişti?

Sırbistan’da neredeyse herkes 1 Kasım 2024’te Novi Sad tren istasyonundaki sundurmanın çökme haberini aldığında nerede olduğunu hatırlar diye düşünüyorum. Yenileme çalışmaları yapılan istasyonun bu olaydan dört ay önce törenle yeniden açılışı, iktidardaki Sırp İlerleme Partisi’nden üst düzey yetkililerin de katılımıyla gerçekleşmişti.

Yetkililer hız kaybetmeden kamuoyunu kontrol etmeye çalıştı. Fotoğraflar ve uzman görüşlerinin gösterdiğinin aksine Aleksandar Vučić ve diğer görevliler sundurmada yenileme çalışması yapılmadığını iddia ettiler. Bu sorumluluktan kaçma girişimi kitlelerin öfkesini artırdı.

Belirleyici protesto biçimlerinden biri, olayda hayatını kaybeden 15 kişi için 15 dakika sessizlik eylemiydi. İnsanlar sokaklarda, üniversitelerin önünde ve işyerlerinde hayatı durdurdular.

22 Kasım’da Belgrad’daki Drama Sanatları Fakültesi öğrencileri ve eğitimcilerinin kurbanları anarken saldırıya uğramaları bir dönüm noktası oldu. Saldırganların arasında iktidar partisi ile ilişkili kişilerin olduğu tespit edildi. Üç gün sonra öğrenciler fakülteyi kuşattı ve Sırbistan’daki diğer üniversiteler de dayanışma içinde bu eyleme katıldılar.

Öğrenciler önerilerin tartışıldığı ve beraber karar alınan meclisler şeklinde örgütlendi. Bu dinleme, tartışma, ortak sorumluluk ve toplu karar almayı kapsayan bir doğrudan demokrasi dersi oldu. Tek bir adamın neredeyse her şeye karar verebildiği bir ülkede bu oldukça değerliydi.

Sonra hareket üniversite şehirlerini aştı. Öğrenciler Sırbistan genelinde yürüyüş yaparken “Her Köyde bir Öğrenci” girişimi de bağımsız medyanın ulaşmakta zorlandığı topluluklarla doğrudan ilişkiler kurdu. Önceden öğrencilerle olan ilişkisi çoğunlukla iktidar yanlısı medyanın sunduğu saldırgan içeriklerden ibaret olan insanlar böylece birebir öğrencilerle tanışabildi, onlara soru sorabildi ve taleplerini onlardan duyabildi. Bence bu, medya ablukasını yıkmaya yardımcı oldu.

Öğrenciler fikirlerini yurtdışına da taşıdılar. Nisan 2025’te taleplerini Avrupa kurumlarına ve daha geniş kitlelere duyurmak için Novi Sad’dan Strasbourg’a yaklaşık 1400 kilometre bisiklet sürdüler, diasporadan ve diğer vatandaşlardan destek topladılar.

En önemli değişimin insanların beraber hareket etme yetilerine duydukları güvenin yenilenmesi olduğunu düşünüyorum. Yas süreci, gitgide daha fazla insanın örgütlenmesi ve yetkilileri açıktan eleştirmesiyle beraber daha geniş bir hesap sorma mücadelesine dönüştü.

“Kadınlar listenin yarısını oluşturuyor ve parlamentoya girme şansının gerçekçi olduğu liderlik konumlarında da eşit temsil söz konusu.”

Seferberliğin başını çeken öğrencilerin hazırladığı Öğrenci Listesi’nden bahsedebilir misin? Liste nasıl belirlendi ve adayların seçimi nasıl örgütlendi? Listede kadın ve lgbti+ temsili nasıl sağlandı?

Öğrenci Listesi’nin oluşumu da bir diğer ilginç toplumsal deneyimdi. İlk başta öğrenciler kurumların sorumluluk almasını ve işlerini yapmasını talep ediyordu. Kurumların bunu yapmayı reddettiği açık hale geldiğinde talepler bir seçim inisiyatifine dönüşmeye başladı.

Aday adayları Sırbistan genelindeki öğrenci meclislerinden çıktı. Adaylarda aranan temel özellik ilgili oldukları alanda uzmanlık ve geçmişte iktidara bağlı yapılarla ilişkilenmemiş olmalarıydı. Fakültelerin uygun olduklarını düşünmedikleri adayları veto etme hakkına sahip olduğu uzun bir tartışma, uzlaşma ve oylama süreci gerçekleşti.

Öğrenci hareketi ideolojik olarak çeşitliliğe sahip; hem ilerici hem de muhafazakâr akımları içeriyor. Bu farklara rağmen katılımcılar, devletin idame ettirmesi gereken temel insan hakları ve demokratik ilkelerde hemfikir olmayı başardı. Farklı düşüncelerin uzlaşması, listenin oluşturulmasında önemli yer tutuyor.

İktidar yanlısı medyanın liste açıklanmadan adayların kimliklerini açığa çıkarma girişimi bu süreci daha da zorlaştırdı. Yalnızca aday olmasından şüphelenildiği için karalama kampanyalarına ve yoğun medya saldırılarına maruz kalanlar oldu. Özellikle Belgrad Üniversitesi Rektörü Vladan Đokić ciddi baskı gördü.

Kadınlar listenin yarısını oluşturuyor ve parlamentoya girme şansının gerçekçi olduğu liderlik konumlarında da eşit temsil söz konusu. Bu önemli, çünkü seçilemeyecekleri pozisyonlarda olsalardı kadınların sayısal olarak temsil edilmeleri pek az önem taşırdı.

Lgbti+lar seferberliğin önemli bir parçasıydı ve hareketin örgütlenmesinde yardımcı oldular. Ancak sadece eylemlerdeki mevcudiyetleri seçim listesindeki temsiliyetlerini nasıl sağladıklarını açıklamıyor. Buna dair yeterince bilgim yok. Beklentim, katkılarının insanları şiddet ve ayrımcılıktan koruyan ve eşit haklar mücadelesini ileriye taşıyan somut politikalar aracılığıyla parlamento çalışmalarına yansıması.

Kadınların ve feminist hareketin seferberliğin örgütlenmesinde oynadığı rolden bahsedebilir misin?

Her kesimden kadın katılım gösterdi: öğrenciler, eylemleri örgütleyenler, aktivistler ve yerel yurttaş meclislerinden katılımcılar… Feminist hareket; örgütlenme, ilişki kurma ve baskı altında destek sağlama konularında yıllarca biriktirdiği tecrübeyi sundu.

Yurttaş meclisleri seferberliğin önemli bir parçasıydı. Öğrenciler üniversite meclisleri örneğine benzer şekilde insanları kendi toplulukları içinde örgütlenmeye teşvik etti. Bunlar insanların gündem önerebildiği, sorunları tartışabildiği, oylama yapabildiği ve toplu faaliyet planlayabildiği açık toplantılardı. İnsanların kendi topluluklarını ilgilendiren kararlarda doğrudan söz hakkına sahip olması için olanaklar yarattılar.

Bizim için Ujednačene bağlantı kurmak ve örgütlenmek adına önemli bir alan. Bu feminist dijital forum aracılığıyla bilgi paylaşımı yaptık, insanları ve inisiyatifleri irtibata geçirdik ve ortak tepkileri koordine ettik. Destek sağladık, iletişim ve seferberlik için bir kanal işlevi gördük.

Mizojiniye, dijital şiddete ve kadınları hedef alan kampanyalara mesajları koordine ederek, hukuki tavsiye paylaşarak, kötü amaçlı içerikleri bildirerek ve medya ile iletişime geçerek yanıt verdik. Bu iletişim ağı hızlı yanıt verebilmemize yardımcı oldu ve saldırıya uğrayan kadınların başvurabilecekleri bir yer işlevi gördü.

Kvir zbor adlı Kuir Meclisi’nin yanı sıra lgbti+ ve feminist örgütler de seferberliğe katıldı ve öğrencilerin mücadelesini destekledi. Varlıkları kuirlerin de bu hareketin ve değişim taleplerinin bir parçası olduğunu açıkça gösterdi. Aynı zamanda önemli bir soruyu gündeme getirdi: Nasıl bir toplum inşa ediyoruz ve bu toplum içinde herkese yer olacak mı?

Özellikle kadın öğrencilerin rolünü vurgulamak istiyorum. Onların meclislerde yer almasında eşit katılım, ortak sorumluluk alma, mücadele dostlarını dinleme ve önemseme gibi feminist ilkeleri gözlemledim. Bu, hareketin bütününün feminist olduğu veya patriyarkal kalıplardan muaf olduğu anlamına gelmiyor. Kadın öğrenciler çalışmalarıyla ve eşitlikteki ısrarlarıyla aktif olarak hareketin örgütlenme şeklini değiştirdiler.

Katkıları hem politik liderlik ve karar vericilik bakımından hem de eylemleri sürdüren günlük işler bakımından dikkate alınmalı.

“Erkek şiddetinin ciddiye alındığı ve cezalandırıldığı, lgbti+ haklarının korunduğu, korkusuzca örgütlenebildiğimiz, konuşabildiğimiz ve yaşayabildiğimiz bir ülkeye ulaşmak; seçim zaferinden sonra yürüteceğimiz çalışmalarla mümkün olabilir.”

Öğrenci Listesi seçimden zaferle çıktı. Bundan sonraki süreçte neler olmasını bekliyorsun? Hayata geçmesini beklediğiniz talepler neler?

Muazzam sayıda insan zamanını, deneyimini ve çabasını bu zafere yatırdı. Pek çok vatandaş seçimin izlenmesinde ve verilen oyların savunulmasında emek verdi.

Kendi topluluğumda ben oy sandığı gözetmenleri eğittim. Seçim günü neredeyse 24 saatimi oyları korumaya harcadım. Bu yüzden çoğumuz bu zaferi kişisel bir boyutta da hissediyoruz. Bu seçim, uzun zamandır üstüne çalıştığımız ve bizim mümkün kıldığımız bir şeyi temsil ediyor.

Yerel seçimlerden sonra önümüzde başkanlık seçimleri var. Bu, kurumları iktidar partisinin kontrolünden azat etmek için daha fazla olanak demek. Kurumların bağımsız işlemesi; kaybedilen hayatların, şiddetin ve yolsuzluğun hesabının verilmesi ve yasaların herkese eşit uygulanması gerektiğini düşünüyorum. Mücadeleyi başlatan talepler de bunlardı.

Aynı zamanda bu mücadeleye emek vermiş kadınların ülkenin geleceğine dair kararlarda söz hakkına sahip olması gerektiğini düşünüyorum. Öğrencilerin, aktivistlerin, işçilerin ve ilk defa eylemler ve yurttaş meclisleri aracılığıyla politikaya dahil olmuş bütün kadınların. Onlar deneyimlerini, cesaretlerini ve topluluklarını örgütleme becerilerini ispat ettiler. Onların gerçek politik güce ve ülkenin kurumlarını ve politikalarını şekillendirme olanağına sahip olmalarını istiyorum. Benim için bu; erkek şiddetinin ciddiye alındığı ve cezalandırıldığı, lgbti+ haklarının korunduğu, korkusuzca örgütlenebildiğimiz, konuşabildiğimiz ve yaşayabildiğimiz bir ülke demek. Buna ulaşmak, seçim zaferinden sonra yürüteceğimiz çalışmalarla mümkün olabilir.

Tags: femin kolektivkadın hareketiseçimlerseferberliksırbistan
Previous Post

“Bu Kalabalığı Hatırla” belgesel serisinin üçüncü bölümünü izleyip, rejimin saldırılarına karşı neler yapabileceğimizi tartıştık

Categories

  • Açık Kürsü
  • Beynelmilel
  • Biz Kimiz?
  • Çalışmalarımız
  • Deklarasyonlar
  • Etkinlikler
  • Hakkımızda
  • Haklarımız Var!
  • İlham Verenler
  • Kampanyalar
  • Kültür / Sanat / Bilim
  • Mektubumuz Var!
  • Öne Çıkanlar
  • Politika
  • Söyleşi
  • Uluslararası Mücadele
  • Uncategorized
  • Video / Youtube
  • Yazılarımız

Son Eklenenler

  • Sırbistan’dan Ljiljana Todorović Jovanović: “Kadın öğrenciler hareketin örgütlenme şeklini değiştirdi”
  • “Bu Kalabalığı Hatırla” belgesel serisinin üçüncü bölümünü izleyip, rejimin saldırılarına karşı neler yapabileceğimizi tartıştık
  • Müstehcen olana kim karar verir?
  • Birleşik Metal-İş Sendikası Merkez Kadın Komisyonu’ndan Orta Vadeli Program eleştirisi: Esnek çalışma değil; düzenli, güvenceli ve sendikalı iş!
  • Smart işçisi kadınlarla dayanışma büyüyor

Categories

Açık Kürsü Beynelmilel Biz Kimiz? Deklarasyonlar Etkinlikler Hakkımızda Haklarımız Var! Kampanyalar Kültür / Sanat / Bilim Medya Mektubumuz Var! Politika Söyleşi Uluslararası Mücadele Uncategorized Video / Youtube Yazılarımız Çalışmalarımız Öne Çıkanlar İlham Verenler

Arşiv

Category

  • Açık Kürsü
  • Beynelmilel
  • Biz Kimiz?
  • Çalışmalarımız
  • Deklarasyonlar
  • Etkinlikler
  • Hakkımızda
  • Haklarımız Var!
  • İlham Verenler
  • Kampanyalar
  • Kültür / Sanat / Bilim
  • Mektubumuz Var!
  • Öne Çıkanlar
  • Politika
  • Söyleşi
  • Uluslararası Mücadele
  • Uncategorized
  • Video / Youtube
  • Yazılarımız

Site Links

  • Log in
  • Entries feed
  • Comments feed
  • WordPress.org
  • Hakkımızda
  • Çalışmalarımız
  • Bize Ulaşın

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.

No Result
View All Result
  • Biz Kimiz?
    • Hakkımızda
    • Yönelişimiz
    • Bize Ulaşın
  • Çalışmalarımız
    • Etkinlikler
    • Kampanyalar
    • Deklarasyonlar
  • Yazılarımız
    • Politika
    • Açık Kürsü
    • Kültür / Sanat / Bilim
    • Mektubumuz Var!
    • Haklarımız Var!
  • Beynelmilel
    • Uluslararası Mücadele
  • İlham Verenler
  • Medya
    • Video / Youtube
    • Podcast

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.