• Biz Kimiz?
    • Hakkımızda
    • Yönelişimiz
    • Bize Ulaşın
  • Çalışmalarımız
    • Etkinlikler
    • Kampanyalar
    • Deklarasyonlar
  • Yazılarımız
    • Politika
    • Açık Kürsü
    • Kültür / Sanat / Bilim
    • Mektubumuz Var!
    • Haklarımız Var!
  • Beynelmilel
    • Uluslararası Mücadele
  • İlham Verenler
  • Medya
    • Video / Youtube
    • Podcast
Kadın Dayanışması
  • Biz Kimiz?
    • Hakkımızda
    • Yönelişimiz
    • Bize Ulaşın
  • Çalışmalarımız
    • Etkinlikler
    • Kampanyalar
    • Deklarasyonlar
  • Yazılarımız
    • Politika
    • Açık Kürsü
    • Kültür / Sanat / Bilim
    • Mektubumuz Var!
    • Haklarımız Var!
  • Beynelmilel
    • Uluslararası Mücadele
  • İlham Verenler
  • Medya
    • Video / Youtube
    • Podcast
No Result
View All Result
  • Biz Kimiz?
    • Hakkımızda
    • Yönelişimiz
    • Bize Ulaşın
  • Çalışmalarımız
    • Etkinlikler
    • Kampanyalar
    • Deklarasyonlar
  • Yazılarımız
    • Politika
    • Açık Kürsü
    • Kültür / Sanat / Bilim
    • Mektubumuz Var!
    • Haklarımız Var!
  • Beynelmilel
    • Uluslararası Mücadele
  • İlham Verenler
  • Medya
    • Video / Youtube
    • Podcast
No Result
View All Result
Kadın Dayanışması
No Result
View All Result

Okur mektubu: akademide kadın olmak

Okurlarımızdan by Okurlarımızdan
30 June 2026
in Mektubumuz Var!
0
Okur mektubu: akademide kadın olmak

Lisansımı bitirdikten sonra bir sene kadar diplomam ile alakası olmayan birçok alanda çalıştım. Bunların çoğu güvencesiz, dönemlik işlerdi. En son tam zamanlı bir yerde çalışmaya başlamıştım ki sözleşmemin sonuna geldiğimizde devam edemeyeceğimi öğrendim. Ben de hep aklımı kurcalayan bir ihtimali tekrar denemeye karar verdim. Lisansımı istemediğim bir bölümde güç bela bitirmiş, pandemiye öğrencilik deneyimimi kaybetmiştim. Farklı bir alana rotamı kırmaya dair çabalarımın karşılığını sahada alabildiğim de söylenemezdi. Belki de akademiyi denemekte düşündüğüm gibi geç kalmamıştım. Yüksek lisansa başvurdum.

Sınavlardan ve mülakattan geçip kabul alınca lisanstan oldukça farklı bir deneyimin içine atılmanın heyecanı içindeydim. Mühendislikten sosyal bilimlere geçmiş, bunca yıl sonra eğitim konusunda kendi istediğim yoldan gitmeye cesaret bulmuştum. Elimden gelen çabayı ardıma koymuyor, sürekli çalışıyordum. İlk dönemimi dört dörtlük bir sonuçla bitirmeyi başardım ve bu alana yetişme korkumu biraz olsun kırabildim. İkinci döneme başladığımda ise topladığım hevesimi kıracak birçok olayla karşılaşacağımdan habersizdim.

Oldukça yoğun bir görev beklentisinin bulunduğu bir okulda, sürekli sorumluluklar altındaydık. Dersler aktif bir katılımla geçiyordu. Sınıfta topu döndürmeye, sorumlulukları üstlenmeye dair belli kadın öğrenciler olarak üstün bir çaba içerisindeydik. Ancak bu çaba ne kadar görülüyor ve takdir ediliyordu emin değildik. Bunun ötesinde yer yer zorlayıcı bir fikir ortaya attığımızda bize “rahatsızlık verdiğimiz” hissettiriliyordu. Fikirlerini dillendirmekten çekinmeyen bir kadın olmanın zorluğunu zaten hayatım boyunca yaşamıştım. Ancak akademinin de bana bunu yaşatacağını belli ki tahmin edememiştim. Kadın arkadaşlarım için de durum böyleydi. Derslerin okul dışı yükünü sırtlanırken hocalarla iletişimimizde bunun karşılığını göremiyorduk. “Fazla” ya da “keskin” bulunmamızdan mıdır bilinmez, mimlenenlerimiz bile olmuştu.

Üstelik açık bir kayırmacılık gözümüzün önünde yaşanıyordu. Bizim ismimizin sonuna “-cım, -cim”ler gelmiyordu. Söz aldığımızda can kulağıyla dinlenmiyorduk. Ve maalesef bu, notlarımıza dahi yansımıştı. Bu görmeyi beklediğim son şeydi. Ufak ve vasat çabaları dahi alkışlanan bir taraf varken bizim özverimizin görülmemesi oldukça moral bozucuydu. Sık sık aramızda bu durumu konuşurken bu durumun bir kadın öğrenci için yaşanması durumunda nelerin değişeceğini de tartışıyorduk. Rahatsız ediciliği daha kolay kabul edilebilecek bir durum olurdu ve belki şikâyet etmemiz kolaylaşırdı. Bu durumda ise elimiz kolumuz bağlı gibiydi.

Lisans sürecinde ne zaman erkeklerin ağzından “pozitif ayrımcılık” ifadesini duysam yüzüm buruşurdu. Oldukça erkek ağırlıklı bir mühendislik bölümünde okumuştum. Mühendislik okuduğum süre boyunca sınıftaki başarılı isimlerden biri olmam onları uyuz ediyordu. Öğretmenlerimin ufacık bir kayırıcılığı beni o konuma getirseydi hemen bu silahı kuşanacaklarından emindim. Belki de tüm özverime rağmen hiçbir şeyi benim çabamın ürünü olarak görmeyip arkamdan bu lafları ediyorlardı da. Ancak üzerime dikkatleri yeterince çektiğim için bir hayalet rolünü oynamayı seçerek bir savunma kurmuştum. Hocaların beni pek fark ettiği söylenemezdi. Sürekli dilinde olduğum kimseler hocalar değil, sınıfımdakilerdi.

Ne zaman bir kadın arkadaşımın işe kabul alması gibi bir söz dolaşsa kendi başarısızlıklarını “pozitif ayrımcılık” sözüne sarılarak kamufle ediyorlardı. Bu durumdan bıkmış ve ilk senem sonrası her tür cinsiyetçiliklerini suratlarına vurmaya başlamıştım. Doğal olarak hızla onların gruplarından aforoz edildim. Kalabalık bir erkek grubu olarak toplanarak pandemi döneminde sınavları birlikte çözdüklerini biliyordum. Ben ise kendi çabamla iyi bir ortalamayla bu bölümü bitirdim. Acaba onların kaçı birbirlerinin sırtlarına dayanmadan bölümü geçebilirlerdi?

Benim o alanda devam etmediğimi gördüklerinde bu alanın beni “zorladığı” ya da “gözümün korktuğu” gibi saçmalıklar dillendirdiklerine adım gibi eminim. Gayet de kendi alın terimle ve başarıyla mezun olduğum bu alanda devam edebileceğime dair inancımı kıran asıl şeyin onların erkekler cemiyetinde kurdukları bu yalanlar olduğunu kabul etmek istemem. Ancak her insan çabasının görüldüğünü bilmek ister, bu alandaki önyargılarla da bunun yaşanmayacağı kesin gibiydi. 

Tekrar bugün geçtiğim alanda yaşananlara gelecek olursak… Erkek egemen bir akademik alanda yaşadığım bunca şey sonrası bu tür bir muamele görmenin beklediğim son şey olduğu daha net görülebilir. Buna da mı kendimi hazırlamam gerekiyordu? 

Başarılarım aslında hiç de erişemediğim bir “pozitif ayrımcılık” ürünü olarak görülüyordu. Bu gibi teranelerin, kadınların görünürlüğünün kendilerini tehdit ettiğini düşünen erkekler tarafından kolaylıkla dillendirildiği bir gerçeklikte yaşıyorduk. Ancak toplumun her yerine, akademi de dahil, sinmiş olan ayrımcılığın kendisi erkek bir ayrımcılık. Ortada bir ayrımcılık varsa ne tarafa olduğu çok belirgin. Erkeklerin güçlü olduğu ve birbirlerinin sırtını sıvazladığı alanlarda bu saldırgan bir boyuta varıyor. Azınlık kaldıkları alanlarda ise toplumsal gerçekliğin bir sonucu olarak yine erkek bir göz, erkek bir yargı ve erkek bir anlatı içinde boğulmaya devam ediyoruz. Bu gerçekliği kırmak için yaşadıklarımızı birbirimizle paylaştıkça dayanışabileceğimize inanıyorum. 

Lisansüstü öğrencisi bir kadın

Tags: akademiayrımcılıkkadın dayanışmasıtoplumsal cinsiyet eşitliği
Previous Post

Pride neden Filistin’den ayrı düşünülemez?

Categories

  • Açık Kürsü
  • Beynelmilel
  • Biz Kimiz?
  • Çalışmalarımız
  • Deklarasyonlar
  • Etkinlikler
  • Hakkımızda
  • Haklarımız Var!
  • İlham Verenler
  • Kampanyalar
  • Kültür / Sanat / Bilim
  • Mektubumuz Var!
  • Öne Çıkanlar
  • Politika
  • Söyleşi
  • Uluslararası Mücadele
  • Uncategorized
  • Video / Youtube
  • Yazılarımız

Son Eklenenler

  • Okur mektubu: akademide kadın olmak
  • Pride neden Filistin’den ayrı düşünülemez?
  • Lgbti+lar olarak haklarımız için buradayız!
  • İki sınır arasında: Türkiye’de lgbti+ göçmenlerin günlük gerçeği
  • Ravive Kozmetik davası: “Kapı ve cam olsaydı herkes kurtulurdu”

Categories

Açık Kürsü Beynelmilel Biz Kimiz? Deklarasyonlar Etkinlikler Hakkımızda Haklarımız Var! Kampanyalar Kültür / Sanat / Bilim Medya Mektubumuz Var! Politika Söyleşi Uluslararası Mücadele Uncategorized Video / Youtube Yazılarımız Çalışmalarımız Öne Çıkanlar İlham Verenler

Arşiv

Category

  • Açık Kürsü
  • Beynelmilel
  • Biz Kimiz?
  • Çalışmalarımız
  • Deklarasyonlar
  • Etkinlikler
  • Hakkımızda
  • Haklarımız Var!
  • İlham Verenler
  • Kampanyalar
  • Kültür / Sanat / Bilim
  • Mektubumuz Var!
  • Öne Çıkanlar
  • Politika
  • Söyleşi
  • Uluslararası Mücadele
  • Uncategorized
  • Video / Youtube
  • Yazılarımız

Site Links

  • Log in
  • Entries feed
  • Comments feed
  • WordPress.org
  • Hakkımızda
  • Çalışmalarımız
  • Bize Ulaşın

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.

No Result
View All Result
  • Biz Kimiz?
    • Hakkımızda
    • Yönelişimiz
    • Bize Ulaşın
  • Çalışmalarımız
    • Etkinlikler
    • Kampanyalar
    • Deklarasyonlar
  • Yazılarımız
    • Politika
    • Açık Kürsü
    • Kültür / Sanat / Bilim
    • Mektubumuz Var!
    • Haklarımız Var!
  • Beynelmilel
    • Uluslararası Mücadele
  • İlham Verenler
  • Medya
    • Video / Youtube
    • Podcast

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.