“Bir kadın olarak emeğini temsil eden bir şey getir.”
18 Nisan Cumartesi günü gerçekleştirdiğimiz “Hayatı Döndüren Emeğimiz” isimli atölye, emeğimizin politik anlamı üzerine kolektif bir düşünme alanı oluşturdu. Toz bezi, cımbız, telefon, yaka kartı, kalem, tornavida, emzik… Her birimiz bir kadın olarak emeğimizi temsil eden bir nesne getirdik, o nesnenin bizim için anlamını paylaştık ve böylece kişisel eşyalarımız ortak bir toplumsal gerçekliğin sembollerine dönüştü.
Atölyede üretim ve yeniden üretim arasındaki ilişkiye, karşılıksız emeğimize, bakım emeğine, duygusal emeğe ve emeğin toplumsal cinsiyete dayalı örgütlenmesine odaklandık. Bu tartışmalar aracılığıyla gündelik deneyimlerimizi patriyarka ve kapitalizm gibi geniş yapılarla ilişkilendirebildik. Nesnelerin kullanımı ve yönlendirici sorular, kadın emeğinin yaşamın farklı alanlarında nasıl öğrenildiği, taşındığı ve değer gördüğü ya da görmediği üzerine bir diyalogun açılmasına katkı sundu.
Etkinliğin önemli bir bölümünü ev içi emek, iş yeri ve kamusal yaşamda emek deneyimlerinin paylaşımı oluşturdu. Kadın emeğinin toplum için vazgeçilmez olmasına rağmen çoğu zaman nasıl görünmez kılındığı üzerine değerlendirmeler yapıldı. Ayrıca öğrencilerin, göçmen kadınların ve LGBTİ+ çalışanların deneyimlerine de odaklandık ve sınıf, toplumsal cinsiyet ve kimliklerin emeğin biçimlenmesindeki rolünü bir kere daha görmüş olduk.
Kadın emeğinin toplumsal yaşamın merkezi bir gücü ve toplumsal-politik dönüşümün güçlü bir zemini olduğu yönündeki fikirler, atölyemizin temel çıktıları oldu. Özel ya da kamusal, yaşamın tüm alanlarında kadın dayanışmasının ve feminist politikanın kadınların eşit-özgür bir hayat sürebilmesi için tek çıkış yolu olduğunu vurguladık ve etkinliğimizi 1 Mayıs’ta buluşmak üzere sonlandırdık.
